Kontrol edilebilirliğimiz üzerine,


Birçoğumuzun bile toplumda bulunduğu yere gelişine neden olan bir imza vardır. Hayatlarımızın bile bir kurumun gözetimi altında sürdürülmesine olanak sağlar,peki bu görüşlerimizi şekillendirmede ne kadar etkili olabilir? İnsanın “şekillenmesi”nde birçok dış faktörün olduğunu gerçek olarak kabul edebiliriz. Hal böyleyken, herhangi bir insan yapımının nötrlüğünden bahsetmek mümkün olabilir mi? Bunun sonu gelmez soruların sorulmasının pek yarar sağlanılmadığı da aşikar çünkü insanın görüşü olmadan duruşu kendini belli edişi de olamaz. Ama beni asıl düşündüren, başkasının görüşünü neden kendi ideolojimizle bulandırmaya çalışırız? Bu hedefi gerçekleştirmek kitle iletişim araçlarını, sanat aktivilerini hatta çocuk hikayelerini bile işe alet ederiz. Sosyal kontrolun, bukelamun gibi renk değiştirmesinde etkili gücün devlet olduğunu rahatlıkla düşünebilirdik,devletin parasının kendi cebinde olduğunu düşünürsek. Hayatta ise bu biraz daha karmaşık,cep dolduran şirketler doldurdukları cebin parasını da bizden alıyor,hatta kimimizin eline ulaşmadan. Biz cepleri doldurmak için kişisel hücrelerimizde körelirken dışarıda gezen gardiyan,kendimizin dışındaki gerçekliği yaratıyor. Işığı açar,kapar zamanımızı o belirler önümüze koyduğunu bazen de koyarsa yeriz. Yaratılmış Panoptikon’un içinden çıkan güç ilişkisini hayatta görmek tabii bu kadar kolay değil. Belgeselde bu gardiyanın yönetmen olduğunu varsaymak da her zaman geçerli değildir.  Yönetmen de çoğu zaman kamerasını hücresinden dışarıya uzatabilmesine izin verilmiş kişidir ki izin verilmiş olması kendisinin edilgen olduğunu gösterir. Ama bazı durumlar vardır ki hakikatın, en azından bir karesini yakalayamı başarabilir.  Hakikat gölgemiz gibidir,bizimle birlikte varolur ama onu görmemiz her zaman mümkün olmaz doğru yönden ışığa,uygun bakışa ihtiyaç duyarız. Burada belgesel yapımcıları, kimi zaman bunu üstlenirken, gardiyan ışığı öyle bi yönden tutar ki ya hakikatı görmemizi engelleyecek şekilde gözlerimi kamaştırır. Ki bunu da genellikle algıda oynama yaparak, özellikle  zaman algısında oynama yapar. Önümüzden o kadar çok şey geçer ki bi an durup hakikatı görecek şekilde başımızı oynatmamıza izin vermez.  İşte tam burada bahsetmek istediğim belgesel, ‘ The Great Hack’. Belgeselde iki seçim sonucunun (Brexit ve Trump’ın seçilmesi) Cambridge Analytica adlı firma ile işbirliği ile belirlenildiği üzerinde duruyor. Gerçekten de ilgi çekici ki bunun çok yüksek ihtimalle etkili olduğunu savunabiliriz. Çünkü günümüzde insan artık internet üzerindeki etkileşimleri ile varolabilen,internet üzerindeki faaliyetleri ile gerçekliğe varabilen konuma gelmiştir. Her ne kadar internette aktif oluyorsak,gerçeklikle o kadar pasif bir ilişkiye giriyoruz,çünkü internet üzerinde yaratılan pek çok gerçeklikten birini seçerek ona göre fikirlerimizi geliştirebiliyoruz anca. Belgeselde seçmenlere sunulan farklı gerçekliklerle,görsellerle adaylar hakkında görüşlerini şekillendirmesinde başrol oynayan Cambridge Analytica aynı zamanda bize devletlerin de insan üzerinde kontrol edebilmesinin azalıp internetin bu da datalarımıza sahip olan firmaların artık kontrol edilebilirliğimizi belirlediğini gösteriyor. Bana kalırsa belgeselin önemi, röportajı yapılan kişilerden birkaçının daha önce Camridge Analytica çalışmış olması ki bu da yine de insanı şüpheye sürüklüyor ki bu da çok iyi bir şey bana kalırsa. Herhangi bir şey şüphe uyandırmıyorsa düşünmeye itmez çünkü. İşte firmada internet üzerinde bizlere bunu oynamış diyebiliriz, Facebook üzerinden gördüğümüz reklamlar kişiler o kadar gerçek gözüküyor ki şüphe edilemez olarak onları benimsiyor ve adapte oluyoruz. Belgesel yapımcıları ise burada “insanlığın adapte olmuş ortamına” belirli yönlerden çarpıcı içerikler sunabildiği için,her ne kadar zincirli olsak da kafamızı başka yöne çevirmemizi sağlayabilir. Çünkü bu gibi firmalar bizim datalarımızı elde etmek için illa internette gezmemizi ya da belirli sitelere üye olmamızı da beklemiyor. Alışveriş merkezlerinde hangi katta hangi dükkanın konumlanacağını  insan gruplarını ayırarak izliyorlar ve ona göre dükkanların yerlerini seçiyorlar, böyle bile aklımızda olmasa dahi satın alımı aklımıza sokabiliyorlar. Belgeselin önemi burada bizim hareketlerimizin sonucunun,hiç bilmediğimiz bir coğrafyada çalışan birisine bindirdiğimiz yükü göstererek direkt firmayı hedef almasa dahi bize gösterebilir. Hayali şirketlerle,insanın savaşabilmesi kolay değil elbet özellikle bu savaş arasında değeri sadece biz tarafından atfedilip belirlenen kağıt parçaları uçuşuyorsa.


Yorumlar

Popüler Yayınlar